Gönderen Konu: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK  (Okunma sayısı 188527 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı herdaim

  • Teğmen
  • *
  • İleti: 43
  • Cinsiyet: Bay
  • Game Over
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #580 : 08 Nisan 2018, 17:50:41 »
Kimi leri arama  yapmak serbest kazı yapmak yasak seklinde    söyleyenler oldu o yüzden sizlere sormak istemiştim . bilgi için tşkler.
Kimin Gücü Yeter Ki ! Zamanı Geri Çevirmeye

Çevrimiçi _Hektor_

  • Söz Sahibi+
  • Yüzbaşı
  • *****
  • İleti: 519
  • Cinsiyet: Bay
  • Sadi
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #581 : 12 Nisan 2018, 01:33:24 »
Dedektörle arama yaparken yakalanmak ayri bir dert  kazma kûrekle yakalanmak ayri bir dert. Eger dedektörle arama yaparken yakalanir isen elindeki bütün techizata el konulur ve tutuksuz yargilanmak uzere serbest birakilirsin ortalama 3 5 sene kamu davasi surer.

Çevrimdışı acemi-usta

  • Söz Sahibi+
  • Binbaşı
  • *****
  • İleti: 1477
  • Cinsiyet: Bay
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #582 : 22 Nisan 2018, 23:43:20 »
güzel bi konu yaz madan duramadım
yasaklar gariban lar içindir
mermer ocaklarına
çimento fabrikalarına
maden işletmecilerine
hesçilere
toplu konut iş adamlarına
zengin kodomanlara
fabrikatörlere
yasak deyildir ben gözümle gördüklerimi yazdım google erartan adana çimento fabrikasının arkasındaki dağa bakın   ben orda yaşadım ve gördüm  mardin savur başkavak köyü hazreti alinin yaşamış olduğu  kayser şehri muhamed hanifenin şehri moloz altında bırakıldı kamyonlarla
az ilerisinde hisar kale türkiyede benzeri yoktu küçükken surlarında koşardım 30 sene içine duvaları bile yok oldu bahsettiğim kalenin duvar taşı en ufağı 1 metre boyundaydı
bursada 1ci derece sit alanı 1buçuk metre kalınlığındaki duvarla ortasında tarla ve kompile mezarlık adam patlatma vurup yok etti çoğunu
say say bitmez eski şehir fidan dikilecek diye dozerlerle teras kazıldı bir sürü yer tahrip edildi
 
arkadaşlar yasaklar fakir muhtaç insanlar içindir bu fakir kesimler inan durumu biraz iyi olsa yere kazma vurmaz gider hayatını yaşar
saygılar
bir mazlumun sesi onu duymak isteyene ulaşır duymak istemeyen zaten ona zulüm edendir

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #583 : 23 Nisan 2018, 00:04:00 »
acemi ustam yani kısaca şunu demek istiyorsun
Adalet fakirler içindir, zenginlere adalet yoktur. :D :D :D

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #584 : 09 Mayıs 2018, 12:05:43 »
DEDEKTÖRSÜZ DEFİNE BULUNURMU?1-


Bir çok kimse bu sorunun cevabını merak ediyordur. Ancak bunu merak edenlerin büyük çoğunluğu muhtemelen dedektör sahibi olmayan kimselerdir. Çünkü dedektör sahibi kimseler bunun cevabını zaten biliyordur. Defineden kastımız genel anlamda düşünmek gerekirse, tarihi eserler veya para eden eserler diyebiliriz. Tabii neyin para edip etmediğide müzelere ve koleksiyonculara kalmış olan bir durumdur. Çünkü bir bakıyorsunuz bize göre çok değerli görünen bir eser müze tarafından beş para etmez denilmekte ama bir koleksiyoner tarafından uçuk rakamlara alınmaktadır. O yüzden her şeyin bir değeri vardır diyebiliriz. Ancak bunu şu şekilde sınıflandırabilirsiniz. Kendisi değerli eserler ki , bunlar altın gümüş platin elmas değerli taşlar gibi ürünler, ya da ender olması veya sanat olarak üstün bir şekilde yapılması veya sanatçısının ünlü olması dolayısıyla değerli olan vb eserler diye ikiye ayırabiliriz.
Biz ne arıyoruz sorusunu sormalıyız yani değerli olan her şeyimi yoksa değerli olan bazı şeyleri mi? Değerli olan herşeyi derseniz yanılırsınız. Nedenmi? değerli olan her şey kapsamına taş,. toprak,.ağaç, metal, akla gelebilecek her şey girmektedir. Değerli olan her şeyi aramak demek günlerce aylarca yıllarca kazı yapmak demektir. Örneğin bu işi yapan arkeologlar vardır. Yıllarca kazı yaparlar buldukları üş beş eseri geçmez. Değerli veya değersiz olabilirler ama onlara göre tabiki değerlidir çünkü emek sonucu bulmuşlardır. Oysa bir define avcısına göre belkide para etmeyebilir. Arkeologlar yasal olarak çalıştıkları için rahat bir şekilde kazı işlemini yavaş ve sistematik bir biçimde yürütürler onlar ortama zarar vermek istemezler. Yan ürün olarakda bir takım eserler çıkartırlar. Fakat onların amacı sadece tarihi eserleri ortaya çıkarmak olduğu için kazı uzun sürer. Çünkü her değerli şeyi ortaya çıkarmak isterler. İşte bu birinci cevap yani her değerli eseri ortaya çıkarmak isteyenler uzun bir işe kolları sıvamaları gerekir. Yani sonucunu belki aylar belki yıllar sonra alacakları bir çalışmadır bu. Sonunda kavuşacakları şeyden memnun olup olmayacakları ise şüphelidir.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #585 : 09 Mayıs 2018, 12:22:01 »
DEDEKTÖRSÜZ DEFİNE BULUNURMU?2-


Her değerli şeyi aramam diyen kişinin durumu nasıl olmalıdır. Bu kişide belirli eserler arar ama bunu ya ortama göre yapar mesela mezar kazıcılar vardır ki, içinden ne çıkarsa alırlar, ya da eski kalıntıları kazarlar, bunların işide kumar oynamak gibidir. İçinde ne olduğu bilmeden mezar gördümü saldırıya geçerler. Bu yüzde 50 ihtimaldir. Ya da iyimser olalım açılmamış bir mezar ise işe yarar bir şey çıkma ihtimali yüzde 75 diyelim. Fakat bu kişide kazdığı yerin içinde ne olduğunu bilmeden köstebek gibi her yeri kazacaktır. Bu tarz çalışan bir kişinin alan tarama ile çalışandan bir farkı yok diyebilirim ya da çubuklarla çalışan kişilerden bir farkı yok diyebiliriz. Çünkü bir çeşit kumardır. Elektronik veya elektiriğin kullanımından önceki define avcılarına benzetebiliriz bu durumu, çünkü kör atışı yaparlar. Samanlıkta iğne ararlar. Bu tarz bir çalışmanın sonuçları elbetteki olacaktır. Ancak kişiyi tatmin edecek seviyede bir başarının var olması çok az bir arayıcıyı mutlu eder. Diğerleri ise boşuna kürek sallarlar. Arazilerde gördüğüm kadarıyla vallahi milletin yaptığı masraf kazdıkları yerden bulunacak malzemenin belki 10 belki 100 kat bir harcamadan ibaretir. Sonunda bulacakları onlara göre en değerli eser camdan yapılma bir gözyaşı şişesi veya topraktan yapılma bir sunak veya çömlek olacaktır. Nette araştırın avrupada bunların satış fiyatı 50 -100 dolar civarındadır. Demekki belirli eserler ararken daha doğrusu arama yöntemlerimizin ilkel olması sebebiyle  aslında zaman kaybı yaşadığımızın veya masraflar altında ezildiğimizin farkına varamıyoruz. Bu tarz bir uygulamada bizi zora sokan çalışmalardan bir tanesidir.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #586 : 09 Mayıs 2018, 13:07:49 »
DEDEKTÖRSÜZ DEFİNE BULUNURMU? 3-


Her değerli eseri aramam ama seçicilik yaparım diyen kimsenin durumu belkide hedefe varan en kestirme yoldur. Teknolojinin gelişmesiyle define avcıları artık hile yapmaya başladılar demek doğru olur. Bu hilede elektroniğin hayatımıza girmesinden başka bir şey değildir. Seçilik yapan kişi ne seçmesi gerekir buna bakmak lazım. Eski dönemlerde metal çok değerliydi. Elmas ve değerli taşların dışında olanları kast ediyorum.  Toprak eşya ise bol bulunur, cam eşya ise biraz daha nadir bulunurdu. Ama metal olmaz sa olmaz bir üründü. Yani zengin bir mezarda veya zengin bir yerleşimde sadece toprak eserler bulunması beklenemez. Mutlaka metal eserler veya paralar, eşyalar olmak zorundadır. İşte bu zorunluluk olunca da , dedektörün üstün tarafı bize avantaj sağlamaktadır. Bunu denemek çok kolaydır. toprağa on tane çukur kazın hepsine bir tane tuğla bırakın ancak birine metal bir eşya bırakın. Birisi rastlantı eseri kazsın diğeride dedektörle arasın ve kazsın. Kim daha önce bulur dersem, cevabı zaten herkes biliyordur. İşte metal dedektörlerinin avantajı bu kadar fazladır. Bu soruya dedektör diye cevabı hayatında hiç dedektörü olmamış bir kişi bile bu şekilde cevap verecektir. Dedektör olmadan başarıya ulaşmak, sonucu kestirmek, sonuçta mutlu olmak çok ama çok zordur. Herkesin ağzında bir sakız olan bir laf vardır. dedektör olanları da gördük hiç bir şey bulamadılar. Bu tür söylemler dolaşıp durmaktadır. O zaman bende şu soruyu sorayım sizlere. Herkesin iki tane eli var neden amuda kalkıp herkes yüreyemez. Bu da ayrı bir yetenek ve beceri gerektirir. Dedektör kullanmakta define aramakta ayrı bir beceri gerektirir. Bunun yanı sıra tecrübe ve iyi bir bilgide olmalıdır. Ama gerçek olan şudur ki,  dedektör olmadan araziye çıkmak kanatsız uçmaya çalışmaya benzer.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #587 : 09 Mayıs 2018, 13:26:35 »
DEDEKTÖRSÜZ DEFİNE BULUNURMU?4-


Yeraltına , kaya altında veya bir şeyin altında bulunan bir şey aramak için dedektör şarttır. Gerçi aramak için demeyelim de buna bulmak için diyelim. Evlerimizde dış kapılar bulunmaktadır. Bu kapılara gözetleme deliği ve dışarıya zil veya görüntülü sesli cihazlar konmaktadır. Nedir bunlar kalınlığı 10 cm bile olmayan bir kapının arkasında ne olduğunu anlamamızı veya zili çalarak ben buradayım diyen düzeneklerdir. Kabaca bir benzetme olsa da dedektör mantığı da budur. Kapalı kapılar arkasındaki var olan bir şeyin yerini bize bildirir. Ben bu yaşıma kadar daha kapı dürbününden bakmadan kapının arkasında kim olduğunu tahmin edemedim. Yok eğer bunu tahmin edebilen kişiler var ise zaten dedektöre para yatırmasınlar. Ama benim gibi kapının bile arkasını göremeyenler var ise paraya kıyıp bir cihaz alsınlar. Emin olun dedektör olsun veya manyetometre (gradyometre ) tarzı cihazlar olsun insana arazide güven veriyor. Sizi günlerce boşa kazı yapmaktan, tonlarca para harcamaktan, binlerce boşa kalori yakmaktan kurtarıyor. Dedektör kullanmadan yapılan bir çok kazı yeri gördüm. Vallahi içim cız ediyor bu yerlerde. Yaklaşık 30 gün falan önce gittim bir yere adamlar bir hayal yüzünden 4 metre kaya kırmışlar. Aman Allahım hemde o kadar sert ki gözlerime inanamadım derenin içinde büyük bir kaya ve bu kayaki taban kayası , ama bunu onlar nereden bilsinler. Üstelik bunları kazarken gören bir grup geliyor ve onlarda bir kaç metre yanını kırıyor. Gülermisin ağlarmısın. Yanıma gelen vatandaş abi buraları hep kırıp kazdılar sen ne düşünüyorsun dedi? Dedim kazanlara geçmiş olsun. Burada bir şey olması mümkün değil. İşte burada da bilgi ve tecrübeyi kullanmak çok önemlidir. Yani nerede ne olur nereye nasıl bakılmalıdır. Bir insan sadece dedektör veya gradyometrem var diye zengin olacak değildir veya bir şeyler bulacak değildir. Marifet sadece cihazlarda değildir. Cihazların kalitesi fark edermi derseniz tabiki fark edecektir. Her cihazın kendine özgü bir kalitesi bir işleyişi vardır. Ama araziye giderken hangi marka cihaz alınır taşınır derseniz bu da kişiye göre değişir. Arayıcı hangi cihazı kullanabiliyor bu da çok önemlidir. Birde bizlere satılan teknolojinin içindeki gerkçekten işe yararmı ona bakmak gerekir. Bu yüzdende bir cihaz alırken bizzat denemek şarttır. Ama diyeceksin ki o kadar bilgiye sahip değilim ki, nasıl cihaz seçeceğim dersen. O zaman en az şikayet alan cihaza bakacaksın. Tabii bu şikayetlere bakarken bir veya bir kaç kişinin sistemli saldırıları veya başka firmaların saldırıları olabilir. Bunları ayıklayacaksın bu sektörde gözlerini para hırsı bürümüş kişiler genelde başarılı olan kişilere her zaman saldırmışlardır. Yani ticari ahlak bu sektörde çok az kişide bulunur. Ama bu define avcısının kafasını karıştırmamalıdır. Kılı kırk yararak kendine bir veya bir kaç cihaz mutlaka almalıdır.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #588 : 09 Mayıs 2018, 13:46:48 »
DEDEKTÖRSÜZ DEFİNE BULUNURMU ? 5-


Cihaz seçimini yapmak çok önemlidir. Yaşı büyük olanlar hatırlar mutlaka ama şimdikiler belki eskiden çekilen çileleri bilmezler. Bir cihaz fiyatları çekerlerdi ki sanırsınız uzay mekiği alıyorsunuz. Öyle her cihaz da ülkede bulunmazdı zaten sipariş verirdiniz parayı verirdiniz yurtdışından getirirdi firmalar. Teknoloji ekibi gradyometre ayarında bir görüntü verebilen bir cihazın yüzbin dolar satıldığını biliyorum. Şu anda geldiğimiz durumlara bakıp halimize şükrediyorum. Gerçi teknoloji ekibi ürünlerin ülkemizde üretilmesi büyük avantaj çünkü yurtışında üretilse ve ülkemizde satılsaydı zaten fiyatı ikiyle çarpmak ve firmanın karınıda koyarsak fiyatı üç ile çarpmak gerekecekti. Hani bazıları diyor ya teknoloji ekibi fiyatları ucuz acaba kalitesi mi düşük fiyatlar o yüzden ucuz gibi laflar edenler oluyor. Hesabı bu şekilde yaparsanız aslında teknoloji ekibi cihazlarının kalitesi düşük değil sadece yerli üretim olduğu için ve Karadağ usta fazla kar almadığı için fiyatlar bu şekilde düşük tutuluyor veya kıyaslama yaparsak diğer cihazlara göre düşük görünüyor. Ama kalite olarak daha kaliteli olduğuna şahidim. Kimseye bu cihazları alın diye bir telkin bir zorlama yapmak zaten yakışık almaz. Ancak gördüğümüzde söylemek boynumuzun borcudur. Cihaz seçiminde kalite elbette önemlidir. Bir define avcısı iyi bir cihaz bulundurmalı kendisini şaşırtacak, yanlış kazılar yaptırmayacak dedektörle dolaşmalıdır. Define arayıcı kişiler cihaz hakkında şu cümleyi mutlaka kafasında tutmalıdır. Ya derinlik ya ayrım. Birini seçmesi gerekir. Yani derinlik isterse ayrım azalacak, ayrım isterse derinlik azalacaktır. Bunu büyük harflerle mutlaka bir yere yazmalıdır. Hem derin olsun hem ayrım iyi olsun derse kişi yanılır ve suçu cihaza atar. Oysaki cihazda bir suç yoktur.
« Son Düzenleme: 09 Mayıs 2018, 13:49:35 Gönderen: Ankebut »

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #589 : 09 Mayıs 2018, 14:08:38 »
DEDEKTÖRSÜZ DEFİNE BULUNURMU? 6-


Kaya içlerinde boşluk aramak isteyenler kaba olarak sert bir taşı veya metali kayaya vurarak sesi dinlerler ve gelecek tok veya tiz sese göre boşluk var veya yok derler. Ya da toprak üstünde zıplarlar yerin gevşekliğine göre veya sertlğine göre boşluk var veya mezar var derler. Birde ellerine şiş alarak toprağın içine sokarlar rahat gidiyorsa bir boşluğa gelmiştir zorlanıyorsa sert bir zemin var derler yani boşluk yok derler. Bunları da incelemekte fayda vardır. Elektronik cihaz olmadan yapılan manuel uygulamalara bir göz atalım. Kayada horasan bir harç ile kapalı kapı olduğunu var sayalım. Bir kere bunun için en az 30 cm veya 50 cm arası bir kalınlık ile mağara duvarı kapatılmalı ki, kapı yerinde dursun. Yok eğer yekpare bir kaya ile kapatılmış ise zaten çok kalın olmalıdır. İnsanlar fizik kanunlarını veya ses ile ilgili bazı kuralları bilmedikleri için kayadan gelen her tok sesin kapalı her tiz sesin ise içerisi boş şeklinde algılanması gerektiğini düşünmüşlerdir. Oysaki horasan olan kapı sesi iyi iletmez ve ses tiz çıkmaz yani tok bir ses verir yekpare çok sert olan bir kaya ise arkası dolu olsa dahi tiz bir ses verir. Yani aslında bu tarz bir uygulama çok yanlıştır. Kişiyi yanıltır. Toprak üzerinde zıplayarak yapılan denemede ayın şekildedir. Genelde bu denemeler yüzeyi ot olmayan çıplak yerlerde denenir. Bu tarz topraklar suyu emer kuruyunca bir tabaka oluştururlar. Üzerinde zıplayınca altı zaten boşmuş gibi izlenim verir  bu da kişiyi yanıltır,. Veya yer altında bulunan bir boşluğun, tuğla veya kaya tavandan oluşmuştur, zıplamakla aşağısının boş olduğunu anlamak çok ama çok zor hatta imkansızdır. zıpladığınız taban yekpare kaya olursa yüzeyi çok geniş ve aşağıdaki boşluk hemen bu tabakanın altında olursa sadece o zaman anlaşılır. Gelelim şişleme yöntemine. Toprağa soktunuz ama gitmekte zorlandı bu nedir boşluk yok demektir ama ya durum böyle değilse, ya bir kapağa ya bir tünel duvarına ya mezar üstündeki bir taşa denk geldiyse , ya şişi  soktunuz ama çok rahat girdi ne demek yani boşluk var mezar var demek, eminmisiniz peki....... Toprak gevşek olamazmı su toplanmış bir oyuk olamazmı, orada toprak gevşek olamazmı veya kumlu bir taban olamazmı. bu da insanı büyük ölçüde yanıltacaktır. Bu tarz manuel yapılan araştırmalar insanı şaşırtmaktan başka bir işe yaramaz. Sonra suçu cinlere atarlar define yer değiştirdi diye. :D

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #590 : 25 Temmuz 2018, 21:45:53 »
ANADOLUDA ALTIN MADENCİLİĞİ


Anadolumuzda yüzlerce uygarlık hüküm sürmüştür. Bunların hemen hemen hepsi madencilik işleri ile uğraşmışlardır. Tabi en dikkat çekici maden olan altın ile de yakinen ilgilenmişlerdir. Anadolu sınırları içinde antik çağlarda altın madencilği yapılan önemli yerler:
1-KOLHİS denilen bölge ve köyü civarında bugünkü artvin kuzey bölgeleri
2-KARS KAĞIZMAN bölgesinde
3-GÜMÜŞHANE civarında
4-SİVAS İLİ BAKIRTEPE 'de
5-NİĞDE ÜÇKAPILI mevkiinde
6-NİĞDE BOLKARDAĞI mevkiinde
7-ANKARA IŞIKDAĞI mevkiinde
8-HATTUŞA civarlarında
9-BİLECEK KORUDANLIK mevkiinde
10-BERGAMA
11-İZMİR ARAPDAĞ mevkiinde
12-MANİSA SALİHLİ-SARD bölgesinde
13-MANİSA ÖDEMİŞ civarlarında
14-BALİKESİR KAZDAĞLARI mevkiinde

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #591 : 02 Ağustos 2018, 22:56:21 »
SİVAS MÜZESİ


6000 metre kare alana kurulan Sivas Arkeoloji müzesi , tarihi eserlerin yanında fosillerede ev sahipliği yapmaktadır. Yaklaşık 3 bin civarında arkeolojik eser ve 6 bin civarında sikke yer almaktadır. Orta Anadolunun en büyük Arkeoloji müzesi olarak faaliyet göstermektedir.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #592 : 05 Ağustos 2018, 23:04:20 »
DEĞİŞİK BİR DEFİNE BULMA YÖNTEMİ


Hepimiz karga ve saksağan kuşlarını biliriz, bu kuşlar çevremizde devamlı olarak gezinirler. Ancak bu kuşların parlak nesneleri topladığını çok azımız bilir.
Bu kuşlar daha çok yuvarlak ve parlak nesneleri yiyecek zannederek alıp yuvalarına taşırlar. Resimde örneğini verdiğim cisimler ABD de yaşayan Gabi MAN isimli  8 yaşındaki bir kız çocuğuna beslediği kargalar tarafından getirilen hediyelerdir. Açık arazide veya dağlık tepelik kayalık yerlerde kuş yuvalarına bakan kişiler bir çok değerli değersiz parçalar bulmuşlardır. Hatta bazıları kuş yuvalarının alt kısmına denk gelen yerlerde de altın liralar buldukları olmuştur. Yani yuva içinden düşen altın liralardır bunlar. Sizde çevrenizde saksağan ve karga yuvalarına bakma imkanınız olursa entresan parçalar bulacağınız kesindir. Tabiki bir tarafınızı gagalatmadan... :D

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #593 : 09 Ağustos 2018, 23:06:52 »

KORUNMASI GEREKLİ TAŞINIR KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARININ MÜZELERE ALINMALARI


Varlıkların Müzeye Giriş Şekilleri
Varlıkların müzeye girişi araştırma, sondaj ve kazılarda bulunarak müzeye nakli, satın alma bağış, zoralım ve devir yolu ile olur. Bu yollarla müzeye gelen kültür varlıklarının müze idaresince tasdikli envanter defterine kaydı yapılır. Ayrıca eser envanter fişleri düzenlenir. Kültür ve Tabiat Varlıkları ile ilgili her türlü işlem bu fişler üzerinden yapılır. Envanter defterleri sağlıklı bir ortamda saklanır.


Araştırma, Sondaj ve Kazı Yolu ile Gelenler
Araştırma, sondaj ve kazı sonucu ortaya çıkan, taşınır kültür ve tabiat varlıkları müzeye teslim edilirken, Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla ilgili olarak yapılacak Araştırma, Sondaj ve Kazılar hakkında yönetmeliğin 9.maddesinin (ı) bendi gereğince işlem yapılır. Değerlendirme komisyonlarca müze envanterine kaydedilmesine karar verilen varlıkların değer takdiri yapılır ve ayniyat tesellüm makbuzu kesilir. Etütlük olanlar etütlük defterine kaydedilir.


Satın Alma Yolu ile Gelenler
Müze idaresine getirilen varlıkların öncelikle korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olup olmadığına müze müdürünün görevlendireceği yetkili uzmanlarca karar verilir, kültür ve tabiat varlığı olmayanlar iade edilir. Kültür ve tabiat varlığı olanların listeleri hazırlanarak, ilgilisine emanete alma belgesi verilir.


Varlıkların değerlendirme komisyonunca belirlenen değer üzerinden müzelere alınmaları Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnifi, Tescili ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmeliğe göre yapılır. Etütlük olanlar etütlük defterine kaydedilerek müzede saklanır. Etütlük olanlar değerlendirme komisyon raporunda ayrıca belirtilir.
 
Bağış
Özel müzeler, koleksiyoncular, gerçek ve tüzel kişiler ellerinde bulunan varlıkları müzelere bağışlayabilirler.


Bağışlanan varlıklara envantere alma belgesi düzenlenir. Değerlendirme komisyonunca tasnifi yapılarak değer takdiri yapılır. Ayniyat/ambar memuru tarafından ayniyat tesellüm makbuzu kesildikten sonra, ilgili seksiyondan sorumlu ihtisas elemanına teslim edilir. Bilimsel değerlendirmesi yapılır, envanter defterine kaydedilerek varlığın tescili yapılır. Bağış yapana ayniyat tesellüm makbuzu örneği eklenerek bir teşekkür yazısı ile durum bildirilir.


Zoralım
Kaçak kazı, ihbar v.b. gibi nedenlerle ilgili mercilerce (emniyet, adli makamlar) intikal edip müzeye yediemin olarak teslim edilen varlıklara emanete alma belgesi düzenlenir ve yediemin defterine kaydedilir. İlgili mercilere müzeye yediemin olarak bırakılan varlıkların bilirkişilik incelemesinin müzede yapılması esastır. Zorlayıcı durumlarda başka bir yere gönderildiğinde yediemin listesi ile birlikte eserler mühürlü torba içerisinde mahkeme tarafından görevlendirilen yetkiliye teslim edilir.


Ancak ilgili mercilere posta yolu ile zarf, koli v.b. şekilde bilirkişilik için müzelere gönderilen varlıkların tespiti müzede oluşturulan komisyonca açılarak ilgili ihtisas elemanına teslim edilir.


Kesinleşmiş mahkeme kararına göre, zoralımına karar verilen varlıkların değerlendirme komisyonunca tasnifi yapılarak, değer takdiri yapılır. Ayniyat/ambar memuru tarafından ayniyat tesellüm makbuzu kesildikten sonra, ilgili seksiyondan sorumlu ihtisas elemanına imza karşılığında teslim edilir. Bilimsel değerlendirilmesi yapılıp, envanter defterine kaydedilerek varlığın tescili yapılır. Etütlük varlıklar etütlük defterine kayıt edilir.


Devir
Kanunun 30.maddesi gereğince kamu kurumu ve kuruluşları (belediyeler ve il özel idareleri dahil) vakıflar, koleksiyoncular, gerçek ve tüzel kişiler ellerinde bulunan varlıkları müzelere devredebilirler. Müzelere devir olunan kültür varlıkları için Devlet Ayniyat Yönetmeliği hükümlerine göre, işlem yapılır.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #594 : 13 Ağustos 2018, 15:42:52 »
SAİ BABA MUCİZESİ


Sri Sathya Sai Baba, Hint guru, ruhani figür, hayırsever ve eğitimci. 2011 yılında Watkins Review tarafından "Yaşayan En Etkili 100 Spiritüel İnsan"dan biri olarak belirtilmiştir. 23 Kasım 1926 da doğmuştur. 24 Nisan 2011 yılında ölmüştür. Bu zatın cisimleri yoktan var ettiği söylenir dururdu. Bende bir inceleme yapayım dedim. Ve sonuçta bu zatın bir videosunu izledim. Sizde boş vaktinizde bir göz atın . 1.37 ve 1.38 saniyelerinde bu zat sol elinde saklı tuttuğu kolyeyi sağ elin veriyor ve havadan kolye çıkartıyor. Garibim halkta alkış tufanı. İşte bizim define işinde de böyledir. İnsan körü körüne bir şeye inandımı açıkta yapılan hileyi bile göremez.


1.36-1.39 arasına ağır çekimde izleyin ve yapılan hileyi net olarak görün.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #595 : 13 Eylül 2018, 21:23:49 »

egev çölünde fiziksel olarak gömülü nesnelerin mikrodalga ile uzaktan algılanması: Yeraltı keşifleri için keşifler
Julian Daniels
 Dan G. Blumberg
 Leonid D. Vulfson
 Alex L. Kotlyar
 Valentin Freiliker
 Gefen Ronen
Jiftach Ben ‐ Asher
 soyut
[1] İsrail'in Negev Çölü'nün kuzey bölgesinde Ashalim'de mikrodalga radarı kullanarak fiziksel olarak gömülmüş bir yansıtıcı yansıtan nesnenin uzaktan algılanmasını bildiriyoruz. Böyle bir algılama, toprak ‐ buz ve sıvı su gibi Mars'ta bulunan rüzgârlı regolit altındaki speküler yansıtıcı alt-yüzeylerin potansiyel tespiti için önemli bir karasal analoji sağlar. Ashalim'de, P ‐ bandında (441 MHz, 68 cm) çalışan bir scatterometer, 8 metrelik bir yükseklikte bir kiraz kamyonu üzerine monte edildi ve iki üçgen alüminyum hasır reflektörün (bir metre kare alan reflektörün oluşturulması) tespit edilmesinde kullanıldı kuru kumda 8 cm derinliğe kadar. Ölçülen arkadan aydınlatılmış gücün reflektörün artan gömme derinliği ile azalması açıkça bellidir. Deney sonuçları, yüzeyin ve gömülü reflektörün yansımaları arasındaki faz farklılıklarından kaynaklanan kumlu yüzey altı tabakasında ve radar parazit etkilerinde ortaya çıkan radar emilim etkilerini içeren teorik bir modelle iyi bir uyum göstermektedir. Bu deney ve ilgili modelleme yaklaşımı, uzaktan mikrodalga ve VHF radarı kullanan gömülü yansıtıcıların tespiti ve teorik değerlendirmesinin ana hatlarını çizdiğimiz bir dizi planlanmış deneyden ilkidir. Mars sahasında, özellikle yeraltı suyu / toprak ‐ buzda yer altı uzaktan algılama için birçok potansiyel konu alanını belirliyoruz. Bu deney ve ilgili modelleme yaklaşımı, uzaktan mikrodalga ve VHF radarı kullanan gömülü yansıtıcıların tespiti ve teorik değerlendirmesinin ana hatlarını çizdiğimiz bir dizi planlanmış deneyden ilkidir. Mars sahasında, özellikle yeraltı suyu / toprak ‐ buzda yer altı uzaktan algılama için birçok potansiyel konu alanını belirliyoruz. Bu deney ve ilgili modelleme yaklaşımı, uzaktan mikrodalga ve VHF radarı kullanan gömülü yansıtıcıların tespiti ve teorik değerlendirmesinin ana hatlarını çizdiğimiz bir dizi planlanmış deneyden ilkidir. Mars sahasında, özellikle yeraltı suyu / toprak ‐ buzda yer altı uzaktan algılama için birçok potansiyel konu alanını belirliyoruz.
1. Giriş
[2] Mars keşfinden kaynaklanan en şaşırtıcı keşiflerden biri, tarihinin su ve buzunun oynadığı rol. Geçmişte sıvı suyun varlığı, tipik jeomorfolojik özelliklerin gözlemlenmesiyle kanıtlanmış gibi görünmektedir (örneğin, akış ve çıkış kanalları, enkaz akışları, tabakalı tortular, sur kraterleri ve daha fazlası). Çeşitli derinliklerde büyük miktarlarda suyun hala yüzeyde kaldığı görülmektedir [ Kofman et al. 2001 ]. Yeraltı suyunun dağılımı ve durumu hakkında bilgi, astrobiyoloji, insan keşfi ve Mars'ın jeolojik, jeomorfolojik ve iklimsel evrimine dair anlayışımız için çok önemlidir.
[3] Mars'ın yüzeyi bir dizi jeolojik süreç tarafından modifiye edilmiştir ve birçok bölge değişen rüzgar ‐ aşınan toz, volkanik kül ve akıntılı çökelmiş ya da diğer su sed lain çökeltilerinden oluşan derinlikler tarafından işlenmiştir [ Campbell et al. 2001 ]. Mars'ın her yerde bulunan toz kaplaması üzerinde, görünürdeki ve yakın IR cihazlarının, bileşimsel varyasyonları tespit etme kabiliyetini kısıtlayan çok dikkat edildi. Ancak, Mars Küresel Surveyor (MGS) gemisinde Mars Orbiter Kamera (MOC) görüntüleri ile gösterildiği gibi, bu kapak etkisi metre ölçeğine kadar uzanır ve yaygın eolian mantles ve kumul formları artık anahtar jeolojik birçok gizlemek için bilinen ilişkiler [ Campbell ve diğ. , 2001]. Mars'taki geniş eolian bölgelere ek olarak, MOC tarafından elde edilen görüntüler, Mars'ta regolitin her yerde bulunduğunu göstermektedir [ Malin et al. 1998 ].
[4] Mars regolitinde absorbe edilen ortalama su miktarının hacimce ∼0.15 oranında olduğu tahmin edilmektedir [ Jakosky , 1983 ], düşük mikrodalga radar zayıflamasıdır. Bununla birlikte, Mars regoliti içindeki suyun miktarı ve miktarı, enlem, mevsim, günün zamanı, yükselme ve yüzey özelliklerine bağlıdır.
[5] Paige [1992] , bugünkü Mars koşullarında toprak buzunun kararlılığını değerlendirdi. Toprak ‐ buz varlığının Şekil 1'de gösterildiği gibi yerel toprak özelliklerine bağlı olduğunu şart koşar.. Ortalama yıllık zemin sıcaklıkları, daha düşük termal ataletli topraklar için, diğer şartlar için daha yüksek termal atalet topraklarından daha düşüktür. Bu nedenle, öğütülmüş buz, daha düşük enlemlerde, yani Tharsis, Elysium ve Arabistan'ın düşük termal atalet bölgelerinde, başka yerlerde yüksek ataletli bölgelere göre daha kararlı olmalıdır. Yeryüzü Pres buzunun varlığı, yüzeyin altındaki termal ataleti arttıracak, böylece orta ila yüksek enlemlerde yakın yüzey malzemeleri için makul bir model, buzlu bir düşük termal atalet toprağının üstündeki buz ‐ doymuş, yüksek termal tabakadır. yüzey. Gösterildiği gibi yüzeyde düşük ısıl atalet malzemeleri aynı zamanda ortalama modelinde daha yüzeyine daha yakın buz neden olur , Şekil 1 ' den alınan Carr [1996a] ve adapte Paige[1992] . Olarak Şekil 1,mevcut zemin, termal atalete toprak-buz ya da belki de bir CO bağlı olarak göstermektedir 2 -doymuş / don katmanı> (40-60) enlemlerde mevcut olabilir (0-3) m yüzeyinin altında derinliklerinde> en ° olabilir .


Şekil 1
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Yıllık minimum (kesikli çizgiler) ve yıllık maksimum (katı çizgi) sıcaklıklar, farklı topraklar için enlem ve derinliğin bir fonksiyonu olarak gösterilir. Karanlık bölgelerde buz yıl boyunca kararsızdır, beyaz alanlarda yıl boyunca kararlıdır ve gri bölgelerde yılın istikrarlı bir parçasıdır. Bu nedenle, öğütme buzunun, düşük termal topraklarda, yüksek termal atalet topraklarından daha sığ derinliklerde ve daha düşük enlemlerde, özellikle de yüzeyin altındaki termal ataleti etkilemek için yeterli buz mevcut olduğu durumda bulunmalıdır. Orijinal şekil kaynağı, Paige [1992] .
[6] Sadece yüksek enlemlerde görülen ayırt edici bir arazi yumuşatma, toprak ‐ buz varlığının bir sonucu olarak yüzeye yakın malzemelerin sürünmesine bağlanmıştır. Toprak buzunun beklendiği bir bölge, çıkış kanallarının sonundadır. Bir muhafazakar paleohidrolojik senaryo [ Carr , 1996b ], kanalların sonunda oluşan göllerin hacimsel olarak bireysel taşkınlara benzediğini göstermektedir (∼10 7 km 3).) ve alçak bölgelerde bulunan yerlere dondu. Eğer öyleyse, çok sayıda selden gelen birikimleri temsil eden kalın buz birikintileri, taşkınların çoğunun sonlandığı yüksek enlemlerde alçak bölgelerde bulunmalıdır. Şimdiye kadar, en büyük kanal konsantrasyonu, 20 ° N, 160 ° W'da ortalanmış olan Chryse havzası civarındadır. Chryse ovalarında, kanallar geniş arazi alanları bulmak için genişler ve nihayetinde yaklaşık 40 ° N'de kuzeye doğru kaybolurlar.
[7] göre Paillou et al. [2001] , Mars'ın Dünya'ya dayalı radar görüntülemesi, S ‐ bandında (2.5 GHz, 12 cm) radar dalga boyunda önemli yüzey penetrasyonunun (metre) elde edildiğini göstermektedir. Campbell ve diğ. [2001] , Mars'ta, kayda değer bir malzeme derinliğinin mikrodalgaya nüfuz etmesinin, yüzeysel drenajın mevcudiyetini ortaya çıkaracağını ve bu da regolitin potansiyel lav sularının yerini belirlemek için kullanılabileceğini ileri sürmektedir. Ek olarak, Campbell ve diğ. [2001] böyle bir penetrasyonun Mars'ın değişen akarsu, eolian, volkanik ve kraterlenme tarihi ile ilgili olarak ayrıntılı jeomorfoloji ortaya çıkaracağını ileri sürmektedir. Ayrıca Campbell ve diğ. [2001]Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) taşıyan ve bu derinliğe nüfuz edebilen bir yörüngesel misyondan gelen geri dönüş verilerinin, yaşam arayışına, Martian ikliminin değiştirilmesine, jeolojik tarihin (örneğin kuzey ovalarının kökenine, geçmişe yönelik mekanizmalara) doğrudan uygun olduğunu öne sürmek ve mevcut vadi oluşumu ve geniş çaplı örtü yataklarının oluşumu), paleohidroloji (kıyı şeridinin ve paleo nehirlerinin tespiti ve okyanus tabanının düzgünlüğü), rover güvenliği için potansiyel iniş alanlarının doğrulanması ve sondaj için yer altı erişilebilirliğinin değerlendirilmesi. şekil 2Mars'ta donmuş bir gölün üzerindeki potansiyel bir yeraltı uzaktan algılama senaryosunu gösterir ve yeryüzü buzlu bazaltik bir bölgede yer alan bir rüzgârlı regolitin üstündedir. Nadir görünümlü bir scatterometer kullanarak, su buzunun yüzeysel pürüzsüz bir sınırının varlığı tespit edilebilir. Bir SAR kullanarak, toprak rough buzun yüzey altı kaba bir sınırının varlığı tespit edilebilir.


şekil 2
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Toprak ‐ buz içeren bir bazalt alanında bir rüzgârlı regolit ile kaplı eski bir donmuş su gölün şematik diyagramı. Pürüzsüz donmuş su gölü yüzeyi, en az görünen bir scatterometer ve zeminin pürüzlü yüzey yüzeyi, yan görünümlü SAR ile tespit edilebilir.
[8] Yeryüzünde, yeraltı suyunun hiper ‐ kurak kumla kaplı bölgelere mikrodalga ile ilgili uzaktan algılama araştırmaları, deneysel gözlemleri, yeraltı yüzey tespiti teorik modelleri ile karşılaştırmak için bir fırsat sağlar. Bu modeller, daha sonra, karasal kuvars kumu ve Marslı bazaltik çökellerin farklı radar zayıflama özelliklerini dikkate alarak Marslı regolitlere uygulanabilir. Radarın kumla kaplı çöl alanlarındaki karasal yeraltı jeolojisini haritalama kabiliyeti, SEASAT görüntülerinde sergilendi ve ilk Mekik Görüntüleme Radarı (SIR ‐ A) görevi sırasında elde edilen Sahra Çölü'nün görüntülerinde tekrar gösterildi [ McCauley et al. 1982 , 1986 ]. Figür 3LANDSAT ‐ TM / SIR Su Sudan'daki Kuzey Çölü'nün bir kompozisyonunu gösterir [ McCauley et al. , 1982 ] eski drenaj paternlerinin (“radar nehirleri”) ayrıntılarını göstererek kum tabakasının altında yatan ana kayaya doğru aşındı. Doğu Sahra'da saha incelemeleri [ Schaber et al. , 1986 ], 1.5 m'nin, substratın görüntülerinin kaydedilebileceği maksimum kum kalınlığı (radar görüntüleme derinliği olarak adlandırılır) olduğunu gösterdi, bu, L için şantiyede bulunan malzemenin hesaplanan derinlik derinliğinin 0.25 katına karşılık gelir. ‐Band (1.28 GHz, 23.5 cm) [ Schaber ve diğ. 1986]. Aktif kumul malzemeleri için, radar görüntüleme derinliğinin 2 ila 3 m arasında olduğu tahmin edilmiştir. Bir Safsaf, Mısır, daha sonra, iki 1994 SIR ‐ C / X ‐ SAR mekik misyonları sırasında yer altı görüntülemesi ile ilgili daha fazla araştırma için bir yer olarak seçilmiştir [ Schaber et al. 1997 ]. Bu görevler sırasında elde edilen veriler, LH bandında (1.25 GHz, 24 cm) ve C ‐ bandında (5.0 GHz, 6 cm), HH, HV, VH ve VV iletim ve alma polarizasyonları ve X‐'de radar sinyallerinin penetrasyonunun analizini mümkün kıldı. VV polarizasyonu ile bant (10 GHz, 3 cm). Schaber ve diğ. [1997]Yeraltı jeolojisi analizinin çok yönlü ve çok kutuplu bir radar sistemi kullanılarak artırıldığını göstermiştir. Bir “Safsaf” durumunda, Kuvaterner paleodrainaj ağları L‐, C‐ ve X ‐ bant görüntülerinde tanımlanabilirdi, çünkü kum örtüsü sadece üç dalga boyunda penetrasyona izin veren 1–20 cm idi [ Schaber et al. 1997 ]. Açıkçası, Doğu Sahra Çölündeki modern kum tabakasının çoğu, geçmiş akarsu aktivitesiyle ilgili önemli miktarda temel bilginin tespit edilmesini sağlayan L ‐ bant radarına saydamdır. Pisbah kraterinde, California'daki eolian çökellerindeki benzer radar görüntüleme derinliklerinin (1.8 m) daha önceki endikasyonları Dellwig tarafından P ‐ bandı (429 MHz, 70 cm) radarı için bildirilmiştir [1969].. Diğer çöllerin radar penetrasyonunun genel eksikliği, dağınık yağışlardan elde edilen yüzeysel nemin varlığına bağlıdır.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #596 : 13 Eylül 2018, 21:24:30 »

Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
LANDSAT ‐ TM / SIR Su Sudan'daki Kuzey Çölü'nün bir bileşimi [ McCauley et al. 1982 ]. L ‐ bandı (1.28 GHz, 23.5 cm) radar kuru kumla kaplı paleohidrolojiyi ortaya çıkarır.
[9] Yukarıdaki deneyler, SAR sinyalleri kullanan doğal arazinin yeraltı görüntülerinin sadece sığ yeraltı yüzeyinin bir radar ‐ kaba dielektrik arabirimi (örneğin anakaya veya yatay bir horizon) veya yayılmış dielektrik homojensizlikler (örn. Kaliş nodülleri veya kayalar) içerdiği gösterilmektedir. ) diffüz veya hacim saçılımı olarak davranan [ Schaber et al. 1997 ]. Bununla birlikte, Orta Asya'nın Kara ‐ Kum çölündeki kuru kumlu bölgelerde, gaz boru hatları ve sulama yapılarının speküler sırtüstü yüzey altı bulguları bildirilmiştir [ Kalmykov et al. , 1998 ] Şekil 4'te gösterildiği gibi multimission havadan radar sistemi (MARS) ile. Ayrıca Kara ‐ Kum çölündeki kuru kumlu bölgelerde, yaklaşık 10 km uzunluğundaki felaketli su akış bölgeleri bildirilmiştir [ Kalmykov et al. , 1998 ] Şekil 5'te gösterildiği gibi X ‐ bandında (10 GHz, 3 cm) bir yan real görünümlü gerçek diyafram radarı (RAR) ile . Schaber ve diğ. [1997] büyük insidans açılarına göre düşük insidans açılarında eş polarize L ‐ bandı (1.25 GHz, 24 cm) sırtta belirgin bir artış gözlemlemiş ve bunun yüzeyin 1-2 m altında yeraltı suyunun varlığına bağlı olduğunu öne sürmüşlerdir. Bir. Ek olarak, Blumberg ve diğ. [2002a]Bir P ‐ bant (441 MHz, 68 cm) scatterometer (bu belgede tarif edilen ve kullanılan aynı enstrüman) kullanılarak yüzey altı toprak suyunun olası 15 cm'ye kadar algılanması ile radar ‐ düzgün dielektrik arayüzlerin yeraltı görüntüleme potansiyelini göstermişlerdir. Dahası, Blinn ve diğ. [1972] şunları söylüyor: 10 cm kuru kumla örtülmüş ayrı bir sınırı olan L ‐ bandı (1.43 GHz, 21 cm) ıslak kumda mikrodalga radyometrik alan gözlemleri; ve ayrıca L ‐ bant (1.43 GHz, 21 cm), X ‐ bant (10.71 GHz, 2.8 cm) ve K partikül büyüklüğü ve nem içeriğinin bir fonksiyonu olarak bir dizi kum ve çakıl altında gömülü bir reflektörün mikrodalga radyometrik alan gözlemleri ‐Band (31.58 GHz, 0.95 cm). Sonunda, Williams ve Greeley [2000]Kum (# 60, 2 phi, Simi Valley, California ortalama kum kalınlığı 0.24 mm, bileşim ∼80% silika ve diğer mineraller ve% 5 ile diğer mineraller ve% 5 feldispat ile kayaç üzerinden radar iletimini başarıyla gösterdi parçacıklar)% 0.28-10.7 kum nem seviyeleri için L ‐ banttan K ‐ bandına (0.5 ila 12.6 GHz, 50 cm ila 2.38 cm) kadardır. Şaşırtıcı olan X ‐ bandı (9.6 GHz, 3.12 cm), nem içeriği hacimce% 10.7 olsa bile ∼5 cm kum içerisine nüfuz etti.


Şekil 4
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Kara ‐ Kum Çölü'nün (Orta Asya) bir kısmının Radar görüntüleri, ‐ bantta çalışan gerçek açıklıklı radar RAR ‐ 3 (10 GHz, 3 cm) (üstte) ve SAR ‐ 23 L‐'de çalışan bant (1.30 GHz, 23 cm) (altta). L ‐ bant görüntüsünde ∼1 m derinlikte gömülü bir yeraltı boru hattı açıkça görülebilir.


Şekil 5
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Kara ‐ Kum çölündeki Radar görüntüleri, RAR ‐ 3 ile elde edilen bir kanaldır. Kum yüzeyinin altındaki feci su akış bölgeleri görülür.
[10] Bu araştırmalar, mikrodalga radar sensörünün jeolojik, flüvial jeomorfik, paleoçevresel çalışmalar ve kurak ve hiper kurak bölgelerdeki muhtemel doğal kaynak araştırmaları için önemli bir araç olduğunu vurgulamaktadır. dünyanın kara yüzeyinin Çöl bölgelerinin dışında, Antarktika'daki yeraltı halka yapılarının saptanmasında yeraltı uzaktan algılama bildirilmiştir [ Shestopalov et al. , 1984 ] Cosmos side 1500'de bir yan görünüş radarı vasıtasıyla.
[11] Bu deneyler, radarın yeraltı yüzeyinin uzaktan algılanması için bir araç olarak kullanılabilirliğini sürdürmeye devam ederken, bu bağlamda kullanılmasına adanmış sistematik deneysel çalışmalar ve sınırlı katı teorik araştırmalar yoktur [ Blumberg et al. 2002b]. Gözlemleri için Kalmıkov'dur et al. [1998] , yukarıda tarif edilen, hava ‐ kum arabiriminden dağılmış alanları ve kum katmanındaki nesnelerden yansıyan kırılan alanları dikkate alan bir model dahil edilmiştir: bu model çerçevesinde yapılan hesaplamalar ana hatları açıklar. deney sonuçları oldukça iyi. Ayrıca, Blinn ve ark. [1972] bilinen çeşitliYukarıda tartışılan, düzlemsel katmanlı ortamlar düzlemi için yerleşik elektromanyetik teori ile tutarlı, belirgin bir salınım davranışı sergilemiştir. Ek olarak, Blinn ve diğ. [1972] bilinen çeşitliGömülü bir reflektörün çoklu dalga boylu gözlemlerinin, jeolojik malzemelerin kütlesel elektriksel özelliklerini ve potansiyel olarak kaplama tabakasının derinliğini belirlemek için nasıl kullanılabileceğini önerdi. Bununla birlikte, hem mikrodalga alt yüzey uzaktan algılama hem de yüzey altı hedef tespiti için pratik algoritmalar, frekans, insidans açısı ve polarizasyonun bir fonksiyonu olarak genel teorik prensiplerin bir uzantısı olmaya devam etmektedir. Ayrıca, yukarıda rapor edilen yeraltı radar nehirleri, kanalları ve borularının yer altı tespitlerinin bir kısmının ya da hatta tamamının, altta yatan "gözlenen" nesnenin hemen yukarısındaki yüzey eğimlerinin ya da toprak özelliklerinin yüzey altı bulguları olabileceği ihtimali vardır.
[12] Negev'de gömülü yüzeyler ile çeşitli pürüzlülük ve şekillerde yüzeyler oluşturduk. Mikrodalga ve VHF'yi (10 GHz - 150 MHz; 3 cm - 2 m) sistematik olarak araştırdık ve ölçülenleri karşılaştırdık. standart mevcut modellerle tahmin edilen arka saçılma: topraklarda radar penetrasyonu; hacim dağılması; rasgele kaba dielektrik yüzeylerden speküler saçılma ve dağınık saçılma. Ayrıca, devam eden teorik araştırmaların sonuçlarını mikrodalga saçılma süreçlerinin optik modellemesinde birleştirerek [ Blumberg et al. , 2002b] Elektrodinamikteki genel benzerlik teorisine dayanarak (farklı frekanslar için bir dalga denkleminin tüm çözümleri, geometrik ve elektrodinamik parametreler benzer ise aynıdır), yeraltı nesnelerini tespit etmek için verimli yöntemler (deneysel konfigürasyonlar ve algoritmalar) üreteceğiz. Algoritmalar, nesnenin derinliği, nesnenin geometrik ve dielektrik özellikleri, toprağın dielektrik özellikleri ve gözlemlerin açısı ve dalga boyu üzerindeki geri saçılan sinyalin (radar tepkisi) bağımlılığını tahmin edecektir.
[13] Bu çalışma, Şekil 6'da belirtilen Ashalim'deki (Beersheva, Kuzey Negev, İsrail) test bölgemizde elde edilen sonuçları açıklamaktadır . Modellemeyle kanıtlanan ilk sonuçlarımız, aktif P ‐ bandının (441 MHz, 68 cm) toprak penetrasyon kabiliyetine sahip olduğunu ve daha önceki Dellwig [1969] ve Schaber et al. [1986] ve daha önce beklenen potansiyel var [yani, Campbell ve ark. , 2001 ; Kofman ve diğ. , 2001 ; Williams ve Greeley , 2000] radarın, yeryüzündeki yeraltı buzlarının veya yeraltı sularının regolit ile kaplı alanlarını ortaya çıkarması için görüntüleme.

Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #597 : 13 Eylül 2018, 21:25:18 »

Şekil 6
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Kuzey Negev, İsrail'de Ashalim yeri.
2. Alan Ölçümleri
2.1. Dielektrik ve Geometrik Ölçümler
[14] Deneysel bölge, Kuzey Necef'de (bkz. Şekil 6 ), bir kumlu bölgede bulunan (662691 E ve 3429579 N'de yer alan Universal Transverse Mercator projeksiyon koordinatları) Ashalim'de yer almaktadır. Ashalim Sand'in anayasası:% 96 ± 2 ince kum (parçacık boyutu 0.125 mm ila 0.25 mm); % 4 ± 2 kil ve silt; % 2 ± 1 organik madde. Saha her.gi bir bitki örtüsünden yoksundu. Dielektrik yüzey / yüzey altı ve Geometrik yüzey karakterizasyonları Nisan ayı sonlarında ve çok kuru şartlarda Mayıs 2001'in başında gerçekleştirilmiştir. WinTDR 99 yazılımı ile birlikte bir Tektronix 1502B Metalik Zaman Alanı Reflectometer (TDR) ( http://www.psb.usu.edu/wintdr/ adresindeki Utah State Üniversitesi Toprak Fiziği Grubundan sağlanan komut seti)bir vatka üzerinde çalışan kümülatif dere kuvveti dielektrik sabiti, ε ′ r ve dS / m cinsinden kümülatif kum iletkenliği 0 ila 10 cm arasında derinliklerde ölçülmüştür . Bu derinliklerde iki ‐ litre örneği alınmış ve bir fırında 24 saat kuruma ile değerlendirilen Gravitasyonel toprak nem içeriği. 1.55 ± 0.1 ton / m arasında bir değere kullanılarak 3 kum yoğunluğu, volumetrik toprak nem içeriği, m için v , değerlendirilmiştir. Denklem 1 , kütle kum iletkenliğinden elde edilen kütle kum kaybı faktörünü (ε ″ r) belirlemek için kullanılmıştır . Düşük kum nem içeriği ve scatterometer (441,2 MHz) deneyinin düşük frekansı nedeniyle gevşeme kayıpları göz ardı edildi.


Burada σ dc S / m'deki iletkenliktir, f Hz'deki frekanstır ve ε 0 boş alanın permitivitesidir (8.9 × 10 −12 F / m). Kumun Dielektrik ve Nem özellikleri Tablo 1'de verilmiştir . Teğet, tan δ, de dahildir. Bu, Ashalim test bölgesinde (λ = 0.68 m) 7.8 m'lik bir deri derinliği verir. Cildin derinliği 1 / a olarak değerlendirilir, burada a, Ulaby ve arkadaşlarının 2. denklemi kullanılarak değerlendirilen zayıflama katsayısıdır . [1981a] .


Burada λ dalga boyu ve bulk r , dökme toprak geçirgenliğidir. Ashalim bölgemiz için VHF (λ = 2.0 m) için, derinlik 23.0 m olacaktır. Tablo 1'de verilen tan, tan δ değerleri ile karşılaştırılmaktadır [ Schaber et al. , 1986 ] SIR ‐ AL ‐ bandıyla “radar nehirleri” nin tespit edildiği doğu Sahara test bölgesinin sediman örtüsünü oluşturan eolian kum tabakası (0.007-0.010) ve kumlu alüvyon (0.007-0.021) için GHz, 24 cm) [ Schaber et al. 1986 ]. Hem eolian kum tabakası hem de kumlu alüvyon esas olarak k v <1.0% ile killerdir .
Tablo 1. Ashalim Kum Dielektrik ve Nem Özellikleri
karakteristik   değer
Derinlik, cm   0-10
ε ′ r   3,14 ± 0,27
σ dc , dS / m   0,012 ± 0,006
ε ″ r   0,049 ± 0,024
tan δ   0,02 ± 0,01
m v   <% 1,0
[15] Yüzey kabalık ölümleri, 1 m bir kare üzerinde yüzeyinin bir 3-D modeli temin 1 m bir profil uzunluğu otomatik bir lazerli yüzey tarayıcı (BGU GSS 1800), kullanılarak gerçekleştirilmiştir 2 . Yüzey yüksekliği rms, σ ve geometrik ortalama (x ve y ortogonal yönleri üzerinden) otomatik korelasyon uzunluğu, l, her profil için türetilmiştir ve Tablo 2'de gösterilmiştir . K = dalga sayısı = 2π / λ = 9.24 m −1 .
Tablo 2. Ashalim Kum Geometrik Özellikleri
Profil   σ, cm   kσ   L, cm   kl
1   0.27   0.02   14.50   1,34
2   0.31   0.31   16.31   1.51
Anlamına gelmek   0.29   0.03   15.41   1.42
2.2. Scatterometer Verileri
[16] ‐ = 68 cm'de çalışan bir sürekli dalga frekansı modülasyonlu (CWFM) scatterometer (P tr= 150 mW; f = 441.2 MHz, kayıt sabiti = 0.1s), Ben ‐ Gurion ve Bar‐ uzaktan algılama laboratuarları tarafından tasarlanmıştır. Ilan Üniversiteleri Ukrayna Ulusal Bilim Akademisi ile işbirliği içinde. Scatterometer, kum yüzeyinden ve alüminyum reflektörden geri gelen gelen sinyalin genliğini kaydeder (aşağıda tartışılmıştır).
[17] Scatterometer, 12 ‐ V batarya ve bir dizüstü bilgisayar, yerden 8 m yükseklikte bir vagon kamyonunun üstüne yerleştirildi. Verici ve alıcı antenler, tasarımlarında ve özelliklerinde benzerdir: her ikisi de, ortalama dalga boyunun dörtte birine, zemine paralel olarak sinyal yansıtma plakaları altında sabitlenmiş yatay yarı dalga dipollerdir. Scatterometer tarafından aydınlatılan pürüzsüz bir yüzeyin yarıçapı (deneysel test bölgesinde olduğu gibi), ilk Fresnel Zone, r F ≈ √ (λh / 2) tarafından belirlenir, burada h, scatterometrenin yüksekliğidir. H = 8 m λ = 0.68 m ile, elde edilir r F = 1.65 m. Şekil 7 , görüntüleme geometrisini göstermektedir.


Şekil 7
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Scatterometer görüntüleme geometrisinin şematik diyagramı. Scatterometer, hedefe en yakın zamanda gözlemler.
[18] 11 Nisan 2001 tarihinde, koşulların çok kuru olduğu durumlarda, 1 mm x 1 m kare ( Şekil 7 : sağ altta) oluşturan yüzeye 1 mm kalınlığında iki alüminyum üçgen reflektör yerleştirildi. iletilen enerji doruklarının olduğu verici ve alıcı dipolleri arasında doğrudan ve orta square yolun karesi. Şekil 8 , Ashalim test bölgesinde kum altında gömülü olan reflektörün bir fotoğrafını göstermektedir.


Şekil 8
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Ashalim Test Sitesi: Görüntünün ortasındaki höyüğün altında alüminyum reflektör bulunuyordu.
[19] Scatterometer alınan sinyal bu konumda yaklaşık 6 dakika boyunca sürekli olarak kaydedildi ve aynı zamanda 1 cm aralıklarla gömülü derinliklerde (verici ve alıcı dipolleri arasında doğrudan ve tam ortada) her bir sonraki reflektör konumunda yaklaşık 6 dakika boyunca kaydedildi. 10 cm derinliğe kadar. Şekil 9döndürülmüş elektrik alanın yansıtma derinliğinin bir fonksiyonu olarak scatterometer alıcı yönünde ölçülmesini gösterir. “Sadece kum” etiketli veri noktası her.gi bir reflektör olmaksızın geri dönen elektrik alanını, yani yalnız kum yüzeyinden gösterir. Yansıtıcının artan derinliklere gömülmesinden dolayı geri dönen elektrik alanında bir azalma olduğu açıkça görülmektedir. Yaklaşık 9-10 cm'lik bir reflektör derinliğinde, geri dönen elektrik alanı, elektrik alanından tek başına kum yüzeyinden ayırt edilemez.


Şekil 9
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Geri dönen elektrik alanının reflektör gömme derinliğine karşı scatterometer alıcı yönünde grafiği. Yalnız kum yüzeyi nedeniyle geri dönen elektrik alanı da belirtilir. Y eksenindeki birimler, volt ile doğrusal orantılıdır, öyle ki 2047 birim 5 Volta eşittir; ve 0 birim 0 volta eşittir.
3. Modelleme
[20] Şekil 10 , yer altı uzaktan algılama deneyimiz için elektrik alan yayılımının şematik bir diyagramıdır. Scatterometer alıcıda alınan toplam elektrik alan, inc R , gelen elektrik alanından kaynaklanan, Ė I, eşzamanlı etkinin sonucudur: speküler yansıma ve havadan (orta 1) kum (orta 2) arayüzden dağınık yayılma; alüminyum reflektörden (ortam 3) yüzey altındaki derinlikteki yansıma; reflektörün yüzey düzensizlikleri ile kırınımı ve saçılması; kum tabakasındaki homojensizliklerden hacim ve hacim (orta 2). P ‐ bandı (441 MHz, 68 cm) için, hacimsel homojensizlikler ihmal edilebilir - çünkü homojen olmayan parçacıkların boyutları ve bunların arasındaki mesafe (her ikisi de 2.5 × 10 −3'ten az)m) 68 cm'den daha azdır. Ayrıca, alüminyum reflektörün yaydığı elektrik alanın dağınık ve kırınım bileşenlerini, 68 cm'lik radar dalga boyuna göre düzgün olduğu için de ihmal edebiliriz. Alüminyum reflektörün (1 mm) kalınlığı, 10 −6 m mertebesinde olan deri tabakasının derinliğinden çok daha fazla olduğundan, yüzeyi daha fazla nüfuz etmeyecek düz bir sınır olarak kabul edilebilir. daha fazla kuma elektrik alanı. Sonuç olarak, our R için modelimizaşağıdakilerden oluşur: ortada 1 ve orta 3 arasında bulunan ve düz bir şekilde yansıtan bir z = −H olan bir homojen kum tabakası; ve h = h (x, y) fonksiyonu ile tanımlanan orta 1 ve orta 2 arasındaki bir sınır, burada h, yatay düzlem z = 0'a göre yüzey yüksekliğinin değişmesidir.


Şekil 10
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Hava ‐ toprak ‐ reflektör arayüzleri ve kum tabakasında mikrodalga radar yayılımının şematik diyagramı.
[21] Elektrik alan yayılım modelimiz, gelen elektrik alanın, Ė I , düzlemsel olduğunu varsayar ; orta 2, her iki yönde de x ve y'dir; ve 1 ve 3 numaralı araçlar da, sırasıyla z ekseni ve - z ekseniyönlerinde etkili bir şekilde sonsuzdur . Elde edilen elektriksel alan Ė T , aşağıdaki elektrik alanlarının ( Brekhovsky , 1973 ) Şekil 10'da belirtilen bir süperpozisyonu olarak kabul edilebilir : a) hava ‐ kum ara yüzündeki geri dönen elektrik alanı, Ė S ; b) Alüminyum reflektörde bir kere yansıtıldıktan sonra geri dönen elektrik alanı, Ė C1; ve c) geri dönen elektrik alanı, alüminyum reflektörde ve bir tanesi kum hava ara yüzeyinde, Ė C2 ; ve benzeri… Ė CN . Elektrik alan bileşenleri için ilgili ifadeler, eğer Ė I = 1 ise, aşağıdaki gibidir: a) Ė S = 1–2 ; b) , ü Cı 1 = 1-2 , 2-3 , 2-3 exp ( ); c) , ü Cı 2 = 1-2 2-1 2-1 exp ( ) ve benzerleri. Burada 1-2 (= - 2-1 ) ve 2-3sırasıyla orta sınırların 1–2 ve 2–3'teki Fresnel yansıma katsayılarıdır; ve 1–2 (= 2 - 2–1 ) orta sınır 1 ila 2'deki kırılma katsayısıdır.
[22] Geri dönen tüm elektrik alanlarını toplarken ve Ė I = 1 ile, toplam elektrik geri besleme katsayısı için aşağıdaki denklemi elde ederiz:


Yatay polarizasyon için:


Dikey polarizasyon için:


Verilen ortamdaki empedans nerede ; yayılma sabiti; θ 1 geliş açısı ve θ 2 de gösterildiği gibi kırılma açısı Şekil 10 . Snell'in yasasına göre: θ 2 aşağıdaki ifadeyle değerlendirilebilir [ Ulaby et al. , 1981b ] ile ,


nerede ve . Kaynaktan denklem 6 İçeride ISTV melerin RWMAIWi'nin ile, 1 = 7.3 ° (den Şekil 7 ), θ 2 4.2 ° olması değerlendirilir. Her iki İçeride ISTV melerin RWMAIWi'nin yana 1 ve İçeride ISTV melerin RWMAIWi'nin 2 ≤ 7-8 ° denklem (4) ve (5)için yaklaşık:


Finkelshtein ve diğ. [1977] bir göstermektedir denklem 3 içinm değeri olarak → ∞ tarafından verildiği, yakınsak bir dizi terimlerin bir toplamıdır:


H, kum tabakasının (orta 2) bir kalınlığıdır. (8) ' in sayısal analizi, ∣ ∣' nin H üzerindeki bağımlılığının salınımlı bir yapı olduğunu gösterir; ve bu ∣ ∣ → ∣ 1–2 ∣ H → ∞ olarak.
[23] Denklem 8 , Şekil 2'deki tabakalı modelin Fresnel katsayısını, orta 2 ve orta 1 arasında mükemmel düzgün bir arayüzle temsil eder ; ancak, Tablo 2 bu arayüzde küçük bir pürüzlülük derecesi olduğunu göstermektedir (kum yüzeyi). Kaynaktan Tablo 2 , deneysel olarak elde edilen pürüzlülük parametreleri σ ve I göstermek analizi,:


Bu şartlar yerine getirildikten sonra, kum yüzeyindeki dağınık yayılma nedeniyle geri dönen elektrik alanının kaybını hesaba katan modifiye Fresnel katsayısını (R ef ) değerlendirmek için küçük pertürbasyon modelinin kullanılması mümkündür. her yönden [ Wu ve Fung , 1972 ].


Kaynaktan denklem (8) ve (10) de, nihai ifade türetmek denklem (11) , toplam Saçınımölçer alıcısı olan, örn elektrik alanını geri R kaba olan bir kum tabakası altında derinliği H gömülü alüminyum reflektörü için, yüzey.


[24] de , Şekil 11 (E eşittir tahmin elektrik gen yayılma katsayısı R E gibi I = 1) 'e göre normalleştirilir denklem (12) ' e uygun ve Saçınımölçer alıcıda ölçülür dönen elektrik alanı ile birlikte reflektör derinliği karşı çizilen normalize denklem (13) .


Burada ∣ R pr verilen bir yansıtıcı derinlikteki tahmini elektriksel geri saçılma katsayısıdır, ∣Ė R ∣ maksimum , beklenen maksimum elektriksel geri saçılma katsayısıdır, ∣Ė R ∣ min , en düşük tahmini elektriksel geri saçılma katsayısıdır ve ∣Ė R ∣ n ; normalleştirilmiş tahmini elektriksel geri saçılma katsayısı.


U Saçınımölçer belirli bir reflektör derinlikte voltluk orantılı birimi elektrik alanı ölçüldüğü U max voltluk orantılı birimi elektrik alanı ölçülen maksimum Saçınımölçer, U dak voltluk orantılı birimlerinde az Saçınımölçer ölçülen elektrik alanı ve u , n olduğu normalleştirilmiş ölçülen elektrik alanı.


Şekil 11
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Reflektör derinliğine karşı deneysel verilere (çapraz noktalar) normalleştirilmiş tahmini elektriksel geri saçılma katsayısının (düz çizgi) grafiği.
[25] de , Şekil 12 , öngörülen elektrik gen yayılma katsayısı denklem (12) 12 m derinlikte reflektör derinliğinin bir fonksiyonu olarak çizilmiştir.


Şekil 12
Şekil görüntüleyici PowerPoint'te aç
Yansıtılan derinliğe 12 m'ye kadar öngörülen elektriksel geri kaçak katsayısı grafiği.
4. Mars Subsurface Exploration için Tartışma ve Çıkarımlar
[26] Gömülü bir alüminyum reflektör, çok kuru bir kumun altında 0.08 m seviyesine kadar açık bir şekilde tespit edilmiştir. Deneysel verilerin büyük hata çubuklarını Şekil 9'da 0.02 m ve 0.03 m derinliklerinde not ederek , deneysel veriler ve yukarıda açıklanan model arasında Şekil 11'de iyi bir uyum vardır : model 0.1 m'ye kadar geçerli gibi görünmektedir.
[27] Model ayrıca, Ashalim'de 12 m derinliğe gömülmüş alüminyum reflektörün elektrik geri yayılma katsayısını tahmin etmek için çalıştırıldı ve Şekil 12'de gösterildi . Tahmin edilen geri-saçın salınım davranışı açıkça bellidir ve deneyde yok olan reflektör sinyalinin derinliğinin iki katına çok yakın olan yaklaşık 20 cm'lik bir süreye sahiptir. Bu salınım davranışı, modellememizin geçerliliğine ek bir güvenirlik verir ve benzer salınım ölçümleri ve Blinn et al. [1972] daha önce bahsetti. Çok yakın gelecekte daha ileri bir deney planlanmaktadır (bakınız bölüm 5).)> 2 m'ye kadar gömülü bir reflektörü tespit etmek ve modeli daha iyi test etmek. 12 m'lik bir derinlikte, elektriksel geri saçılma katsayısı, sadece kum yüzeyinin elektriksel geri yayılma katsayısının değeri olan 0.29'a yaklaşır. Şekil 9'da sadece kum yüzeyi için elektrik geri saçılmasının, yüzeydeki alüminyum reflektörün tepe elektrik geri tepkisinin yaklaşık% 70'inin, Şekil 12'deki % 29'a kıyasla olduğuna dikkat çekiyoruz . Şekil 9'daki kum yüzeyi için çok daha yüksek deneysel değer , x ve y yönlerinde sonsuz olan bir alüminyum reflektörü kabul eden modelimizdeki yaklaşımın bir sonucudur. Gerçekte, alüminyum reflektör sonlu yüzey alanlıdır (= 1 m 2) scatterometer ilk Fresnel bölge alanı = 8.55 m 2 ile karşılaştırıldı (r F = bölüm2.2'den 1.65 m kullanılarak ). Sonuç olarak, deneyde, yüzeydeki alüminyum reflektörden daha küçük olan kum yüzeyinden geri dönen elektrik alanı, bizim modelimizde tahmin edilenden çok daha yüksektir.
[28] kaynaktan Şekil 12P ‐ bandı (441 MHz, 68 cm) için yansıtıcı bir yansıtma yüzeyi için mümkün olan en yüksek radar görüntüleme derinliğini tahmin edebiliriz: X yalnız kum yüzeyinin elektrik geri besleme katsayısı = 0,29; Y, maksimum elektrik geri yayma katsayısı = 1'dir, yani yansıtıcı derinlik = 0.00 m olduğunda (yüzey); Daha sonra, zayıflama derinliğindeki elektrik geri besleme katsayısı X + [(1 / e) × (Y - X)] = 0.55 ile verilir. Maksimum radar görüntüleme derinliği, elektrik geri besleme katsayısının 0.55'in üzerinde olacağı maksimum derinliktir ve bu = 4.4 m'dir. Cildin derinliğinin Ashalim saha kumu boyunca en yüksek tek yönlü radar penetrasyon derinliği olduğunu ve daha önce 7.8 m olarak değerlendirildiğini görüyoruz: bu, 4.4'e göre, 3.9 m arkasındaki yüzeye ve 3.9 m arkasındaki vericiye karşılık gelir. tarafından öngörülen mŞekil 12 . Öngörülen maksimum radar görüntüleme derinliğimiz, Dellwig [1969] tarafından P ‐ bandında (429 MHz, 70 cm) ölçülen 1,8 m'lik ölçülen maksimum penetrasyon derinliğinin yaklaşık iki katıdır . Muhtemelen Dellwig [1969]tarafından kullanılan radar sisteminin sınırlı güç ve hassasiyet özelliklerinden ve değişen yüzey altı pürüzlülük özelliklerinden kaynaklanan farklılık: modelimizde speküler yansıtıcı bir yeraltı; ve Dellwig'in kaba bir lav yüzeyini [1969] . Bizim deney ve modelleme gelen sonuç, bunun yeraltı algılamaların bazı hepsi değilse Dellwig [1969] , McCauley ve ark. [1982] , Schaber ve diğ.[1997] ve Kalmykov ve diğ. [1998]Yeraltı kanallarının ve borularının gerçek gözlemleridir ve aşırı toprak veya yüzey eğimi etkilerinde sadece dielektrik varyasyonlar değildir. Mart regoliti boyunca P ‐ bandında (441 MHz, 68 cm) 4.4 m'ye (radar gücünün ve hassasiyetinin, Mart regolit özelliklerinin gözlenebilmesine bağlı olarak) radar penetrasyonları deney ve modellemeyle engellenmemektedir. Mars'ta, eolian kaplı suların veya donmuş göllerin varlığı, bu deneyde gömülü reflektörümüze benzer şekilde speküler sırt radarı geri dönüşleri verir, bu da potansiyel olarak çokbantlı radarın kullanımı yoluyla tanımlanmasını sağlar. Bununla birlikte, eolian kaplı zemin ‐ buz, dağınık bir geri dönüş radarı geri dönüşü verir ki bu muhtemelen tek başına çok bantlı radarlı diğer Marslı kayalardan ayırt edilemez. İkincisi, yeraltı zemin ‐ buz için potansiyel olarak umut verici jeolojik bölgelerin belirlenmesine yardımcı olabilir; ancak ek Mars yüzey enstrümantasyonu, yani düşük frekanslı elektromanyetik difüzyon (indüksiyon) ve SISMIK yöntemler [Olhoeft , 2001 ], kimlik tespiti için gerekli olacaktır.
[29] L ‐ bandı, P ‐ bandı ve VHF radarının uzay aracıları, uçan aerobotlar ve yüzen balonlar üzerinde eşzamanlı kullanımıyla, Campbell ve ark.’na göre yeraltı Mars fenomenleri ile ilgili aşağıdaki incelemelerin yapılması mümkün olacaktır . [2001] ve Kofman ve ark. [2001] :
1.Sıvı su, donmuş göller, paleo ‐ kanalları, playalar ve diğer jeolojik birimlerin varlığını gösterin; öğütülmüş buzun varlığı; eolian ve diğer örtü yataklarının dağılımını ve minimum kalınlığını karakterize eder; yeraltı yapısının veya dielektrik özelliklerin harita varyasyonları; ve fluvial, olası gölsel ve diğer suyla ilgili özelliklerin kökeni ile ilgili morfolojik bilgi sağlar. P ‐ bandı (441 MHz, 68 cm) kullanılarak ∼ 500 m uzamsal çözünürlüğe sahip yüzeyin tamamı ∼4.5 m (denememizden) içinde.
2.Üst ∼1,5 m yüzey tabakasının dielektrik sabitini, ‐100 m çözünürlükte, L ‐ bandı (1.24 GHz, 24 cm) kullanarak, volkanik akıntılar, ovalar ve yayla malzemelerinin litolojisini arttırmak için; ve regolit özellikleri.
3.Kutup başlıklarının derinliklerinin ölçülmesi, tabakalandırılması ve mevsime göre boyutlarının değişimi, mevcut ve geçmiş su döngüsünü daha iyi anlamak için buz tabakalarının hacmini ölçmeye yardımcı olur; ve volkanik faaliyetler ve su döngüsü hakkında önemli bilgiler veren lav ve akarsu çökellerinin hacminin tahmini. Hepsi VHF ‐ bandıyla (150 MHz, 2 m).
[30] Ayrıca, yüzey morfolojisi haritalanabilir [ Campbell et al. , 2001 ] volkanik akışın, eolian yüzey erozyonunun, tektonik kırılmaların ve jeolojik malzemelerin özelliklerinin karakterizasyonu için 100 m'lik bir uzaysal çözünürlükte submeter yüzey pürüzlülüğü; su buzu ve yaşam için potansiyel habitatların iklimsel bisikletçiliği hakkında bilgi veren uçucu göç (don, kar) ile ilişkili olabilecek mevsimsel yüzey değişikliklerinin tespiti; yüksek çözünürlük (<10 m) Potansiyel iniş sahalarının, rover yollarının ve biyolojik araştırmalar gibi yüksek bilimsel öneme sahip alanların X ‐ bant görüntülemesi; ve küresel yüzey Fresnel yansıma tahminleri.
[31] Uzun dalga boyu (L‐, P‐ ve VHF bandı) özelliklerine sahip bir orbital SAR sistemi, MARSIS (Subsurface ve Ionospheric Sounding için Mars İleri Radarı) gibi orbital sondaj sistemlerini tamamlayıcıdır [ Campbell et al. , 2001 ], birkaç kilometrelik derinliklere nüfuz eder fakat nispeten kaba dikey çözünürlüğe sahiptir. Özellikle, birkaç metrelik derinlikteki sondajlar için SAR verileri, yüzeye yakın katmanların haritalanması için tek uzaktan algılama yöntemi sağlar. Bu ölçümler aynı zamanda Mars roketlerine yerleştirilen yeraltına nüfuz eden radar sistemlerini de tamamlar ve yüzey geçişleri sırasında elde edilen veriler için bölgesel bağlam sağlar [ Campbell ve Grant , 2000 ].
5. Sonuçlar ve Gelecek Çalışmalar
[32] İlk defa P ‐ bandında (441 MHz, 68 cm) aktif mikrodalga yüzeyinin uzaktan algılanmasının bir gerçeklik olduğunu belirledik. Modelleme, yüksek enlemlerde veya çıkış kanallarının uçlarındaki eolian bölgelerinin altındaki yeraltı sularının veya yer altı buzlarının, yörüngedeki bir uzay aracında P ‐ bandı (441 MHz, 68 cm) ile .54.5 m'ye kadar tespit edilebileceğini göstermektedir. 100 MHz (3 m) ile 10 GHz (3 cm) arasındaki hava kaynaklı ve uzamsal radar cihazları, iletilen ve alınan elektromanyetik yayılımın kullanılabilir teorik modelleri ile birleştiğinde, hem yakın yüzey hem de yüzey küresel keşif için muazzam bir potansiyele sahiptir. Mars ve su arayışı, geçmiş ve şimdiki.
[33] Aşağıdaki deneyler, mikrodalga dalgası bandı boyunca yer altı algılama derinliği, çözünürlük, hassasiyet ve kum neminin VHF bandına modellenmesi yoluyla ölçülmesi ve değerlendirilmesi için yakın gelecekte gömülü reflektörlerle planlanmıştır. Sonuçlar ayrıca Blumberg ve ark. Tarafından açıklanan optik modelleme yaklaşımı ile karşılaştırılacaktır . [2002a] .
1.Başka bir kuru kumlu bölgede 20 cm'ye kadar gömülü alüminyum reflektörlü hava kaynaklı P ‐ bant (441 MHz, 68cm) ölçümleri, Kuzey Negev'de Tseelim, 70 m yükseklikte gerçekleştirilmiştir; ve analiz ediliyor.
2.Kuru kumlu bölgelerde gömülü bir reflektörün 2 and ve daha fazla derinliğe kadar P ‐ bandı (441 MHz, 68 cm) ve VHF ‐ bandı (150 MHz, 2m) scatterometre ölçümleri.
3.Hava ile taşınan ve C-bant gömülü üç yüzlü köşe reflektörler ve düz alüminyum reflektör uzayda gözlemler (5 GHz, 6 cm) ve X-bandı (10 GHz, 3 cm).
[34] Ek olarak, bazaltik sedimanların dielektrik özelliklerinin ölçümleri alınacak ve Mars'ta yüzey altı radar penetrasyonu üzerindeki etkileri değerlendirilecektir. Bu deneylerin mikrodalga ‐ VHF (10 GHz - 150 MHz; 3 cm - 2 m arası) bölgesi boyunca yüzey dağılması, sonlu büyüklükteki yüzeylerden saçılma, hacim saçılması (C ‐ bandı için) içeren bir modelleme yaklaşımıyla birlikte bütünlüğü 5 GHz, 6 cm) ve X ‐ bant (10 GHz, 3 cm)) ve girişim; ve optik modelleme senaryoları, polarizasyon, frekans ve insidans açısının bir fonksiyonu olarak yeraltı speküler yüzeylerin tespitini tahmin etmemizi ve anlamamızı sağlayacaktır. Tahmin, uzay kaynaklı Mars radar enstrümantasyonunun tasarımında ve seçiminde yardımcı olacaktır.


Çevrimdışı Ankebut

  • Moderator
  • Yarbay
  • ****
  • İleti: 2822
  • www.teknolojiekibi.com
Ynt: SORULARLA TÜM YÖNLERİYLE DEFİNECİLİK
« Yanıtla #598 : 13 Eylül 2018, 21:37:11 »
KONUYLA İLGİLİ RESİMLER